Nejat'ın tutkulu aşkı çok özel bir durum

Dizi 1 Aralık'ta yayınlanmaya başlayacak ama siz bir aydır gece gündüz çekimdesiniz. Hep bu tempoyla mı çalışacaksınız?

Her projenin ilk iki-üç bölümü zor geçer. Oyuncuların birbirine alışması, çekimlerin yapıldığı mekanı tanıması filan zaman alır. Evet, şimdi çok yoğunuz ama zamanla oturacaktır. Biz de karakterleri üzerimize elbise gibi giydikten sonra daha hızlı ve pratik olacağız.



Nerelerde çekim yapıyorsunuz?

Çengelköy, Hadımköy ve Zekeriyaköy'de çekiyoruz. Şimdi söylerken fark ettim; aslında biz de dizimizi köylerde çekiyormuşuz. (gülüyor)



Daha önce bu ekiple hiç çalıştınız mı?

Yönetmen Andaç Haznedaroğlu ile 'Haziran Gecesi'nde 64 bölüm çalıştım.



EZBERE DAYALI

'Asmalı Konak'tan bu yana, sizin varlığınız dizide tutkulu bir Aşk beklentisi yaratıyor. Yine öyle tutkulu bir aşk izleyecek miyiz?

Sinemada başka işler de yaptım ama Televizyon ezbere dayalı bir dünyadır. Televizyon seyircisi kumandanın ucundadır ve her kesimden insanın varolduğu bir mecradır orası. Daha çok, total zihniyete hizmet etmek gerekir. O zihniyet de seni Romantik, aşık, güçlü adam olarak algıladıysa bir kere, TV'de çok fazla sıçrama şansınız olmuyor. Sinemada her karakteri canlandırabilirim ama televizyonda sınırlı olduğu ortada. Yine aşk var yani.



Bu rollere tam oturmanızda aşk şarkıları söylemenizin de etkisi var herhalde?

Muhakkak var.



BANA BENZEYEN YANI VAR

Kendiniz ile Nejat'ı yan yana koysanız, siz de o kadar tutkulu bir aşık mısınız?

Nejat'ın durumu istisna, çünkü kardeş gibi büyüdüğü birine beslediği büyük bir aşk var. Benim hayatımda öyle bir şey olmadı. Çocukluğumdan itibaren takık olduğum bir aşkın peşinden hiç gitmedim. O anlamda benzer taraflarımız yok ama Nejat'ın öğrenmeye açık, dünyayı gezen, tanıyan tarafı bana benziyor olabilir. Zaten Nejat'ın tutkulu aşkı çok özel bir durum. O yüzden Nejat Roman kahramanı oluyor. Herkes çocukluk aşkının peşinden hayatını harcıyor olsaydı, o zaman bu karakter o kadar da özel olmazdı.



Yıllar önce 'Samanyolu' yine Dizi olarak, TRT'de yayınlanmıştı. İzlemiş miydiniz o zamanlar?

Zaten 'Samanyolu'nun hikayesini 30'lu yaşların grubu çok iyi biliyor. Romanını okumayanlar da o diziden biliyor ki, ben de çok beğenerek izliyordum. Başrollerini Tolga Savacı, Aydan Şener ve Yaşar Alptekin oynamıştı. Daha önce de Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun Sinema filmi olarak oynamış. Onları da izledim.



Onları izlemenin oyunculuğunuz ya da karakteri daha iyi anlamak anlamında size bir artısı oldu mu?

Hayır, izlemek benim için dezavantaj çünkü benim canlandırdığım, başka bir Nejat karakteri. Kerime Nadir'in anlattığı Nejat'ın günümüzde bir geçerliliği olduğunu zannetmiyorum. Onun için uyarlama yapıldı.

GÜNCELLENDİ

Yani duyguların da uyarlandığı bir dönemi yaşıyoruz...

Kesinlikle. Nejat gibi naif ve melankolik bir adam şu an yaşamıyor ya da biz onu tanımıyoruz. O yüzden o adamın güncellenmesi gerekiyordu. Bu diğer karakterler için de geçerli. Ha, şu da var; aşk anlamında Nejat şimdi daha da tutkulu çünkü romanda Zülal ile aralarındaki sınıf farkı, Zülal'in Nejat'ı alaya alması, Namık ile ilişkisi ve Nejat'ın ona açılması tek çizgi üzerinden giden bir hikayeydi. Şimdi senaristlerimiz Ece Yörenç ve Melek Gencoğlu onu yan hikayelerle çok daha zenginleştirdiler. Namık'ın ve Nejat'ın romanda çok öne çıkmayan aileleri ve sürpriz bir karakter daha var. Roman zaten dramatoloji olarak çok güçlü ama Hikaye şimdi çok daha güçlendirildi.



Vildan Atasever ile daha önce tanışıyor muydunuz?

Hayır, ama kendisini takip ediyordum. Genç yaşta Altın Portakal almış, açık bir oyuncu. Bazıları kapalıdır, rollere yön veremezseniz; Vildan öyle biri değil.



İzlenme rekorları kıran 'Asmalı Konak'tan sonra yeniden atv'desiniz. Yeni projenizle de iddialı mısınız?

İddialı cümleler kullanıp, seyircinin beklentisini yükseltmek kadar tehlikeli bir şey yok. Çünkü insanlar o zaman kafalarında bambaşka bir Film çekiyor ve sonra sizin yaptığınız filmden hiç memnun olmuyor... Eğer bu söyleyeceklerim izleyici için bir referanssa, içinde bulunduğum işten çok mutluyum, sete çok severek geliyorum. Uyduruk değil, geçmişi kökleri olan bir senaryo üzerinde, rüştünü ispatlamış Kerem Çatay gibi çok iyi bir yapımcı ve güçlü bir ekip ile çalışıyoruz. atv 'Asmalı Konak'tan beri benim gönlümde ayrı bir yere aittir. atv ile duygusal bir bağım var ve o yüzden yine atv'de olmaktan çok mutluyum.



KENDİ HİKAYEMİ ÇEKMEYİ ERTELEDİM

Geçen yaz başında 68 kuşağının hikayesini anlatan bir sinema filmi üzerinde çalışıyordunuz, ne oldu?

Az olan imkanlarla bir şey yapmak istemedim. Ön hazırlığı bile bitmeden 'hadi çekelim' deyip çekilen ve alelacele vizyona giren filmler oluyor. Ben öyle bir şeyi tercih etmedim. Niyetim, güçlü, etkili filmler yapmak. İstediğim imkanlara kavuşana kadar kendi hikayemi çekmeyi erteledim.


29.11.2009
haberleri | Haber,